
Pioneer Avrupa web sayfasında yer alan PDF broşürlere göz gezdirirken, High-End Car Audio 2007 için hazırladıkları dosya dikkatimi çekti. Eskiden Avrupa’da sunulmayan ODR serisi artık yeni jenerasyonlarıyla tüketicilerin beğenisine sunulacak gibi duruyor. Her ne kadar normal ürün sayfalarında bu ürünlere rastlamasak da broşüre girdiğine göre illa ki satış kanallarına da ulaşacaktır.
Neyse söz konusu cihaz, RS-D7RII ve ona bağlı çalışan RS-P90 dijital pre-amplifikatör. Japonya’da RS-D9 ve 3.jenerasyon ODR’ler piyasada ve buraya eski teknoloji yolluyorlar gibi düşünceler akla gelebilir. Ama bu referans sınıfta yapılan iyileştirme ve geliştirmelerin marjinal boyutta olduğunu göz önüne alırsak, bu cihazın da harikulade bir sanat eseri ve teknik bir şaheser olduğunu söyleyebiliriz.
Kasa olarak gözümüzün alıştığı P90’a oldukça benzeyen RS-D7RII, üstündeki minik ODR logosuyla high-end kardeşinden ayrılıyor. Tabii ki farklılıklar bununla sınırlı değil.Hem beyaz hem de kırmızı arka plan LED aydınlatma seçilebiliyor ve yüzeyde kullanılan işlenmiş alüminyum da üniteye ait olduğu fiyat segmentine yakışır bir görüntü veriyor. İçeriye geçecek olursak, RS-D7RII sahip olduğu yüksek hassaslıktaki iki adet master clock devresi ile jitter sorununa temelli bir çözüm bulmuş. Berrak bir ses reprodüksiyonu için Pioneer mühendisleri bu iki master clock’tan birini CD mekanizmasına adarken, diğerini de SRC (sampling rate converter), DIT (digital interface transmitter) ve diğer dijital ses işlemci devrelerine ayırmışlar. Bu SRC devresinin 44,1 kHz’lik CD bilgisini 192kHz’e upsample yaptığını da burada hatırlatıp tanıtıma devam edelim. (Kullandığım Clarion HX-D2’de bile 96kHz var ki o bile harika bir değer...)
Manyetik etkilere karşı bakır bir kasa, ilk harekete geçme esnasında veya dış etkiler sebebiyle oluşacak titreşimleri absorbe edecek yüksek torklu bir motor veya uzun süreli kullanım ve aşırı ısıya karşı geliştirilen hologram tekniği ve lazer diodu gibi teknolojilerle Pioneer, bu üründe P90’ın da ötesine geçmek için bir çok değişiklik yapmış. Yüksek saflıkta OFC bakır güç kabloları veya özel seçilmiş kondensatör devreleri ile state-of-the-art, halihazırda mevcut olan en iyi ürünlere yer verilmiş.
Ses sinyalinin etkilenmemesi için CD mekanizması ve dijital işlemcilerin güç devreleri, diğer kumandalar ve ekran ve radyo kısmında ayrılmış. Bu sayede etkileşim ve bozulma olasılığı olmuyor. Diğer Pioneer modellerinden ve bir çok referans üründen tanıdığımız ekranın kapanması özelliği ise RS-D7RII’de tabii ki yer almış. Bu sayede OEL ekranın güç devrelerinin küçük de olsa yarattığı parazitler önlenmiş oluyor. Seste mükemmelliği arayanlar için küçük ama önemli bir detay!
P90’la benzer şekilde RS-D7RII’nin de 24 bitle CD’den bilgiyi okuduğunu hatırlatalım ve bu ön ünitenin kendisi kadar önemli dijital pre-amplifikatörü RS-P90’a geçelim. Bu sınıfta beklendiği üzere 4 yollu aktif bir sistemi hem de ön ünite-işlemci arasını dijital olarak geçen bir ikiliden bahsediyoruz. ODR’nin diğer tüm cihazlardan farkı, CD’den çıkan bilgiyi basit anlatımla işlemeden, saf halinde işlemciye ulaştırması. Dijital-Analog çevrim sırasında oluşan kayıpları da yok etmesi diyebiliriz. P90 üzerinde yer alan 3 adet SHARC 32-bit dijital sinyal işlemcisi, gelen bilgiyi en yüksek hassaslıkta filtreleme ve dengeleme imkanı sunuyor. Bunun devamında sözünü ettiğimiz 4 yollu aktif, elektronik crossover devrelerine geldiğimizde, P90’ın -6 ile -72 dB/oktav ile kesim yapabildiğini görüyoruz. Bu kadar esneklik, belki çok, çok gerekli olmasa bile güzel bir özellik. Özellikle DEX-P90RS ile DEQ-P90 ikilisinin sunduğu -36dB’e varan kesimden sonra bir adım öteye de gitmişler.
Tüm kanalları da 0,5 dB’lik adımlarla kısabildiğinizi ve diğerlerine oranla dengeleyebildiğinizi de hatırlatalım. Zaman ayarı kısmında öndeki 6 kanal için 7,7mm’lik adımlar sunan P90, subwoofer için düşünülen 7 ve 8. kanalda 1,54 cm’lik adımlar kullanmayı uygun bulmuş. Artık Pioneer standardı haline gelen 1/3 oktavlık adımlarla dağılan 31 band grafik EQ veya 3 band parametrik EQ’yu pas geçersek, finali Burr-Brown’ın 24 bit D/A çeviricileri ile yapabiliriz. CD’den safkan dijital olarak ses işlemcilerine kadar gelen sinyal tüm adımlardan sonra güç amplifikatörlerine geçmeden önce bu işlemcilerden geçerek analog bir sinyal haline geliyorlar.
RS-P90 işlemcisinin ilginç bir özelliği ise kare şekli sebebiyle üst kapağının 4 yönde de montajına izin vermesi. Böylece bu ünitenin monte edildiği yerde sergilenmesi söz konusuysa, bağlantıların en rahat olacağı şekilde işlemciyi yerleştiriyorsunuz sonra da kapağı yazılar düz olacak şekilde vidalamak kalıyor geriye! Yine küçük bir detay ama önemli!
Kesim frekansları ile ilgili DEQ-P90 ile RS-P90 arasında çok büyük farklar yok. Ama yine de burada değerleri belirtelim:
High: LPF 8 kHz – 20 kHz
HPF 1,6 kHz – 20 kHz
Mid: LPF 2 kHz – 20 kHz
HPF 160 Hz – 10 kHz
Low: LPF 250 Hz – 10 kHz
HPF 25 Hz – 250 Hz
Subw: LPF 40 Hz – 250 Hz
HPF 20 Hz – 100 Hz
RS-D7RII’den bahsederken, en temel özelliklerine ve P90 ile olan farklarına konsantre olduk ama bunlar dışında da bir çok özelliği bünyesinde barındırıyor. DVD ve CD changer, ipod vs bir çok bağlantıyı bu ünite ve işlemcisi üzerinden yönetmeniz mümkün. Fiyat olarak bir fikir sahibi olmasak da çok pahalı bir cihaz olacağını tahmin etmek zor değil. Henüz internette kapsamlı bir araştırma yapmadım ama ilk gördüğüm fiyatlar 1390 + 2150 € şeklinde. Bakalım Türkiye’de hiç görecek miyiz?
The_only_one a teşekkürler.
