CarAudioTurkey CarAudioTurkey
CA-TR Garajdan Rastgele Resimler
Garaj'da okumadığınız yorumlar var(ayrıntılar aşağıda). Garaja gitmek için tıklayınız
1)Okumadığınız yorumlar var.
DD 9515 vs RF t1  
 
Gösterim : 318 
Gönderen : djzonk 
Garaj : Düldül 
   
MİD VE TİZ  
 
Gösterim : 3 
Gönderen : TSi-SQ 
Garaj : TSI-SQ GARAGE 
   
MİD VE TİZ  
 
Gösterim : 10 
Gönderen : TSi-SQ 
Garaj : TSI-SQ GARAGE 
   
KABLO  
 
Gösterim : 47 
Gönderen : RC-SQ 
Garaj : RC&SQ GARAGE 
   
BAGAJ  
 
Gösterim : 10 
Gönderen : TSi-SQ 
Garaj : TSI-SQ GARAGE 
   
Audison Millennium Power2xr  
 
Gösterim : 152 
Gönderen : ilkercom 
Garaj : Çıtır ses sistemim 
   
Sağ kapı  
 
Gösterim : 175 
Gönderen : tipo16v 
Garaj : tipo16v 
   

Sayfa: [1] 2 3 ... 42   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fıkralar buraya  (Okunma Sayısı 23129 defa)
GHOST
Alper Dalar
Kurucu / Yönetici
Tiryaki Üye
*****
Online Online

Yaş: 23
Mesaj Sayısı: 14790


Üye Garajı


WWW
« : Eylül 12, 2004, 12:45:55 ÖS »

Arkadaşlar bundan sonra fıkralarımızı burada yayınlıyalım wink
Logged

 
aRIf
Arif
Fanatik Üye
****
Offline Offline

Yaş: 27
Mesaj Sayısı: 631


Yalanci Admin


WWW
« Yanıtla #1 : Eylül 12, 2004, 06:24:43 ÖS »

Su altinda en uzun zaman kalma yarismasinda, rahmetli temel birinci olmus.
Logged

0.25psi 5hp A4
NeFReT
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23


« Yanıtla #2 : Eylül 13, 2004, 10:02:03 ÖÖ »

Temel bir kurt köpeği almış ve mükemmel eğitmiş. Adı Coni'ymiş. Coni, Temel'in her söylediğini anlayabiliyormuş. Hatta telefona bile bakabiliyormuş. Temel bir gün evi aramış. Coni açmış telefonu... - "Ula Coni sen musun?" - "HAV" - "Fadime evde mu?" - "HAV" - "Başka kimse var midur?" - "HAV" - "Ula kaç kişi vardur?" - "HAV HAV" - "Ne yapiyiler" - "EHE EHE EHE" - "Ula ne zamandan beri yapiyiler" - "AUUUUUUUUUUUUUU"
Logged

NeFReT
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23


« Yanıtla #3 : Eylül 13, 2004, 10:03:58 ÖÖ »

Tıp Fakültesi birinci sınıfta, profesör öğrencileri kadavranın başında toplamış ve "arkadaşlar" demiş "birinci kural; kadavradan iğrenmeyeceksiniz, mideniz bulanmayacak" der ve hemen kadavranın arkasını çevirir, parmağını kadavranın kıçına sokar ve sonra da ağzına g..türüp yalar, tüm öğrenciler de iğrenerek bakarlar ama çare yoktur; hepsi de aynı hareketi tekrarlar. Bütün sınıf aynı işlemi yaptıktan sonra profesör yeniden kadavranın başına geçer ve "arkadaşlar" der; "ikinci ve en önemli kural, kesinlikle çok dikkatli olacaksınız, asla en küçük bir ayrıntıyı bile atlamayacaksınız... Mesela az önce ben işaret parmağımı kadavranın kıçına sokup, orta parmağımı ağzıma g..türdüm ama hepiniz bunu atladınız..."
Logged

NeFReT
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23


« Yanıtla #4 : Eylül 13, 2004, 10:05:54 ÖÖ »

Adamın biri karakola müracaat ederek hayatından endişe ettiğini söyler. Komiser: - "Sizi kim tehdit ediyor?" - "Kümes hayvanları." - "Kümes hayvanları mı? Anlayamadım." - "Anlayamayacak ne var komiser bey? Görmüyor musunuz ben bir mısır tanesiyim!" Bir akıl hastasıyla karşı karşıya kaldığını anlayan komiser, hemen iki polis çağırarak adamı akıl hastanesine gönderir. Uzun bir tedaviden sonra adamı güç bela mısır tanesi olmadığına ikna ederler ve taburcu ederler. Adam akıl hastanesinden çıkar çıkmaz, tekrar başhekimin karşısına gelir. Rengi sapsarıdır. Başhekim: - "Hayrola neyin var?"
Logged

NeFReT
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 23


« Yanıtla #5 : Eylül 13, 2004, 10:20:54 ÖÖ »

Yeni evlenen bir çift ilk gecelerini geçirmek için bir otele gitmişler. Adam kadına: - "Sen hazırlan ben geliyorum" demiş. Adam banyoya girmiş ve kahkaha atmaya başlamış. Kadın şaşırmış: - "Bu daha ilk gece, şimdi sormayayım daha sonra sorarım" demiş. Aradan yıllar geçmiş, çift evlilik yıl dönümlerini kutlamak için ilk gecelerini geçirdikleri otele gitmeye karar vermişler. Adam yine banyoya girmiş. Kahkaha atmaya başlamış. Kadın "bu sefer sorucam" demiş. - "Sen ilk gecemizde de böyle gülmüştün, ne oluyor içerde?" demiş. Adam: - "Yirmi sene önce gravatıma işemiştim şimdi paçama işedim", demiş
Logged

DRIVER34
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 73



WWW
« Yanıtla #6 : Eylül 13, 2004, 04:07:31 ÖS »

Bir bahar günü adam ve karısı hayvanat bahçesine giderler.Kadın hoş bir kolsuz pembe elbise giymiştir.Hayvanat bahçesinde fazla kimse yoktur. Gezerlerken gorillerin olduğu bölümde oldukça kıllı ve iri bir goril görürler.Goril kadını görünce heyecanlanır ve çite tırmanıp tek eliyle göğsünü dövmeye başlar. (Gorillerin kur yapma biçimi) Herhalde kadının açık giysisinden etkilenmiştir.Adam bunun komik olduğunu düşünür ve karısına gorili daha fazla tahrik etmesini önerir.Kadın elbisesinin omuzlarını indirir ve goril çığlıklar atmaya başlar. Adam karısını biraz daha teşhirciliğe ikna eder ve kadın elbisesinin eteğini biraz yukarı kaldırır ve goril çıldırır, zıplamakta ve bağırmaktadır.

O anda adam karısını yakalar, gorilin kafesini açar ve karısını içeri atarak kapıyı kapatır.



- Şimdi ona başının ağrıdığını söyle der.
Logged

Junior CA-Tr
Cüneyt GÜVENÇ
Tiryaki Üye
*****
Offline Offline

Yaş: 26
Mesaj Sayısı: 1647


V8 Power


« Yanıtla #7 : Eylül 13, 2004, 04:24:22 ÖS »

güzeldi Laughing anlayana wink
Logged

Şirinyalı - ANTALYA
DRIVER34
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 73



WWW
« Yanıtla #8 : Eylül 13, 2004, 05:20:40 ÖS »

bence de smile
Logged

DRIVER34
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 73



WWW
« Yanıtla #9 : Eylül 22, 2004, 01:06:39 ÖS »

Nuhun gemisinde, tufan cok surmus ve gemideki hayvanların sayısı artmaya baslamis. Bunun uzerine nuh butun erkeklerin seyini makbuz karsiligi toplamis,daha sonra tekrar verecem demis daha sonra disi maymun erkek maymunla dalga gecmeye baslamis. Surekli hadi gel seviselim diyormus 1 gun 2 gun surekli boyle, ve buna erkek maymun cok bozuluyormus yine bir gun disi maymun hadi gel seviselim demis bunun uzerine Erkek Maymun Nuh seylerimizi verince ben sana soracagim demis disi maymunda niye diye sormus, erkek maymunda cebinden bir makbuz cikarip,
"bak demis Esegin Makbuzunu caldim."
Logged

DRIVER34
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 73



WWW
« Yanıtla #10 : Eylül 22, 2004, 01:11:26 ÖS »

Kizilderililerin genç reisi 18 yasina geldiginde cani kadin ister. Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:- Oturan Boga kadin ister.Büyücü:- Oturan Boga ormana gitsin, üzerinde delik olan bir agaç gövdesibulsun ve onun üstünde egitim yapsin, hazir olunca gelsin.15 gün sonra reis geri gelir. Der ki:
- Oturan Boga hazir.Büyücü de kabiledeki en güzel kizi ona verir. Reis alir kizi çadiragirer.
- 90 derece egilder.Kiz egilince, kiza bir tekme vurur. Kiz çiglik atarak bunu niçin yaptigini sorar. Reis söyle cevap verir:
- Oturan Boga akillandi, önce yaban arilarini kontrol ediyor.
Logged

Junior CA-Tr
Cüneyt GÜVENÇ
Tiryaki Üye
*****
Offline Offline

Yaş: 26
Mesaj Sayısı: 1647


V8 Power


« Yanıtla #11 : Eylül 22, 2004, 01:12:32 ÖS »

Laughing  Laughing  Laughing  Laughing  Laughing  Laughing
Logged

Şirinyalı - ANTALYA
DRIVER34
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 73



WWW
« Yanıtla #12 : Eylül 22, 2004, 01:22:07 ÖS »

Logged

Anonymous
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Eylül 22, 2004, 01:57:28 ÖS »

129. AYET
Bir rahip arabada tek basina seyir halindeyken,yol kenarinda bekleyen
bir rahibeye rastlar, arabasini durdurur ve rahibeyi istedigi yere
g..turmeyi teklif eder, rahibe de kabul eder. Rahibe arabaya biner,
bacak bacak ustune atarak elbisesinin açilmasini saglar ve ortaya
sahane bacaklar çikar. Rahip bacaklara göz atarken, nerdeyse bir kaza
geçirecektir. Arabayi kontrol altina aldiktan sonra,çevik bir hareketle
elini rahibenin bacaklarina g..turur.Rahibe ona dogru bakar ve "129.
ayeti hatirlayin Peder" diye soyler. Peder sinirlenir ve ozur diler.
Elini geri çekmek için adeta kendini zorlar. Bu arada, gozlerini bir
turlu alamaz ve yine elini bacaklara dogru kaydiriverir. Rahibe bir
kere daha "129. ayeti hatirlayin Peder" diye soyler.
Peder, bir kere daha ozur diler. "Bu zayifligim için ozur dilerim".
Manastira varinca rahibe arabadan iner, pedere dogru anlamli bir goz
kirpar ve yoluna devam eder. Kiliseye varinca rahip hemen bir incil
aramaya gider ve 129. ayete bakar. Ayette "ILERI GIDIN VE
ARASTIRIN,SONUNDA ZAFERE ULASACAKSINIZ" der.
 
HIKAYEDEN ÇIKARILACAK DERS:
Isinizle ilgili daima bilgi sahibi olun, yoksa çok buyuk firsatlar
kaçirabilirsiniz
smile smile
Logged

Junior CA-Tr
Cüneyt GÜVENÇ
Tiryaki Üye
*****
Offline Offline

Yaş: 26
Mesaj Sayısı: 1647


V8 Power


« Yanıtla #14 : Eylül 22, 2004, 02:44:20 ÖS »

bu baya iyiydi wink paylaştığınız için teşekkürler..
Logged

Şirinyalı - ANTALYA
relaX
Fanatik Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 852



« Yanıtla #15 : Eylül 22, 2004, 06:34:17 ÖS »

lütfen kızmayın fıkra bu


O SOLO MIO
> > >
> > > Venedik'te gondolculuk yaparak geçimini saglamaya çalisan Alberto,
> > > birgün "O solo mio, o solo mio" diye keyifle sarki söyleyip, kürek
> > > çekerken
> > > yanina iki tane bilim adami gelir.Adamlardan biri:
> > > "Bay Alberto, sizin yalniz yasayan ve geçim sikintisi çeken birisi
> > > oldugunuzu
> > > tespit ettik. Eger kabul ederseniz bilimsel bir deney için onbin dolar
> > > karsiliginda
> > > beyninizin yarisini almak istiyoruz" der.
> > > Teklifi biraz düsünen Alberto paranin cazibesine dayanamayip kabul eder
> > > .
> > > Ertesi gün ameliyatla beynin yarisi alinir .Iyilestikten sonra isine
> > > baslayan Alberto'yu
> > > bilim adamlari izlemeye baslarlar . Adamin hareketlerinde hiçbir
> > > degisiklik yoktur .
> > > Fakat kürek çekerken söyledigi
> > > "O solo mio" sarkisini "O solo , O solo" diye söylemektedir .
> > > Aradan birkaç hafta geçtikten sonra, adamlar Albertonun yanina yeni bir
> > > teklif ile gelirler .
> > > "Beyninin kalan kimsinin yarisini da alalim ,sana yirmi bin dolar
> > > verelim ."
> > > Beynin yarisinin alinmasindan bir zarar görmedigini düsünen Alberto
> > > bunuda kabul eder.
> > > Kalan beynin yarisi da alinir ve Alberto ise baslar .. Yine
> > > haraketlerinde hiçbir degisiklik yoktur.
> > > Sadece söyledigi sarki "O so , O so" diye biraz daha kisaltmistir.
> > > Bir zaman sonra ayni bilim adamlari beynin hepsini almak karsiliginda
> > > elli bin dolar teklif ederler .
> > > Alberto bunu da kabul eder . Beynin hepsi alinir ve Alberto ise baslar .
> > >
> > >
> > > Söyledigi sarki Venedik sokaklarinda yankilanir
> > >
> > > " Kalpleri fetheden renkler, yasaa fenerbahceee..."
Logged

İnanç Serhan Tekin

Üfle güneşi sönsün
Kalbim kara kışın ayazına dönsün
Azrailim öpsün
Tek dönümsün ömrüm!
Sagopa Kajmer

Araç:Bora
Müzik sistemi;
Ana ünite:Blaupunkt Santa Monica C50
iPod Video 30 gb
Kablolu Kaset(yüzlerce dolarlık ana üniteler halt etsin bunun kalitesi yanında Very Happy )
Mid Bass:Noname 16 cm(Made in China)
Mid Tiz:Noname 13 cm(Made in China)
relaX
Fanatik Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 852



« Yanıtla #16 : Eylül 22, 2004, 06:38:25 ÖS »

bu arada fenerbahçeliler kızmasın ama bir resim gördüm sizinle paylaşayım dedim

http://www.antifenerbahce.net/images/fark.jpg
Logged

İnanç Serhan Tekin

Üfle güneşi sönsün
Kalbim kara kışın ayazına dönsün
Azrailim öpsün
Tek dönümsün ömrüm!
Sagopa Kajmer

Araç:Bora
Müzik sistemi;
Ana ünite:Blaupunkt Santa Monica C50
iPod Video 30 gb
Kablolu Kaset(yüzlerce dolarlık ana üniteler halt etsin bunun kalitesi yanında Very Happy )
Mid Bass:Noname 16 cm(Made in China)
Mid Tiz:Noname 13 cm(Made in China)
Junior CA-Tr
Cüneyt GÜVENÇ
Tiryaki Üye
*****
Offline Offline

Yaş: 26
Mesaj Sayısı: 1647


V8 Power


« Yanıtla #17 : Eylül 23, 2004, 07:05:34 ÖS »

Adamın biri gazetede gördüğü seçkin bir şirketin iş ilanına başvurur ve kısa bir süre sonra da görüşmeye çağırılır. Görüşme olumlu geçer ve  prensipte anlaşıldıktan sonra çalışma koşullarına gelindiğinde müstakbel patronuyla aralarındaki konuşma şöyle gelişir:

Adam; Beyefendi bilmeniz gereken bir mevzu var ki, ben 5 bin dolardan aşağı  bir ücretle çalışmam

Patron; aman efendim dert ettiğiniz şeye bakın biz zaten 7500 dolardan aşağı maaş vermiyoruz kimseye..

Adam : Harika! ancak bir mevzu daha var ki bana tahsis edeceğiniz araba  iyi bir araba olmalı üstelik son model.. zira başka türlü çalışamam..

Patron: hah hah haa hiç merak etmeyin biz zaten bütün çalışanlarımıza jip  veriyoruz. üstelik chrysler..

Adam gittikçe hem sevinmeye hem de endişelenmeye başlar, ama böyle bir fırsatta ele geçmez deyip devam eder konuşmasını sürdürmeye..

Adam: peki yalnız çalıştığım ortam stresli olursa ben verimli olamam.. Bu nedenle sadece benim için çalışacak bir hizmetli ve bir de özel asistan  ile yardımcı istiyorum..

Müstakbel patron aynı rahatlıkla cvp verir..: bu konuyu da düşünmeyin  efendim zaten şirketimizin bir reviri bu revirde istihdam edilmiş her  bir çalışan için özel hizmet verecek masözlerimiz var...

Adam artık iyice afallamıştır ve dayanamayıp sorar: "Şaka  yapıyorsunuz herhalde?!"

Patron cevap verir: Ama önce siz başlattınız...!!!!
Logged

Şirinyalı - ANTALYA
FORAEN
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 30


« Yanıtla #18 : Eylül 23, 2004, 08:53:54 ÖS »

Bir Fenerli, bir gs´li ve BJK´li arabistanda
Hoteldeler.(Hotelde Alkol kesinlikle yasak).Bunlar
yinede iki büyük kacirmayi basarmis,kafalari cekerken
yakalanip mahkemeye cikariliyor.Karar IDAM.Itiraz
ediyorlar ve karar ömür boyu hapis cezasina
dönüyor.Ama ogünde bayrama denk geldigi icin Prens
hazretleri cezayi kaldirir ve herkese 20 kirbac ceza
verir.Ama yinede herkese cezasini hafifletmek icin bir
istek hakki tanir.

Önce BJKli: "Sirtima bir yastik baglayin" der. 10
kirbactan sonra yastik paramparca olur ve pek fayda
etmez.

GS´li: "Sirtima iki yastik baglansin" der. Ama iki
yastik bile 10 kirbaca dayanamaz ve GS´liye faydasi
olmaz.

Fenerliye sira gelince Prens Hazreti: "Bak Fenerli
sana acidim, avrupada elendiniz, sakatlar,
Federasyondan cektiginiz vs.vs.,bu yüzden sana iki
istek hakki veriyorum"

Fenerli: "Bana 40 kirbac sallansin" Herkes saskina
döner. Prens Hazreti:"Peki ikinci istegin nedir?"
Fenerli: "SIRTIMA GS´li BAGLANSIN!"
Logged

SBÇ

İZMİR

*****SBÇ*****
GHOST
Alper Dalar
Kurucu / Yönetici
Tiryaki Üye
*****
Online Online

Yaş: 23
Mesaj Sayısı: 14790


Üye Garajı


WWW
« Yanıtla #19 : Eylül 24, 2004, 03:53:30 ÖÖ »

ikiside güzeldi smile
Tabi fanatik arkadaşlarımız alınmasın wink
Logged

aRIf
Arif
Fanatik Üye
****
Offline Offline

Yaş: 27
Mesaj Sayısı: 631


Yalanci Admin


WWW
« Yanıtla #20 : Eylül 29, 2004, 05:44:36 ÖS »

Hani Soğuk Savaş döneminde, Amerikalılar, Rusya’ya bir süper casus sızdırmaya karar vermişler. Yetimhaneden hiç kimsesi olmayan, IQ’su yüksek bir çocuk bulmuşlar. Bunu New York’ta yaşayan bir Rus ailenin yanına vermişler. Çocuk tam bir Rus olarak yetişmiş, Rusya ile ilgili her şeyi biliyor, Rusya’nın her köyünü, Moskova’nın her köşesini biliyor. Ayrıca James Bond gibi her türlü aracı, silahı kullanıyor, falan filan...

Neticede tam bir Rus olarak yetiştirilmiş bu süper casusu bir gece, paraşütle Moskova yakınlarına indirmişler. Casusumuz kendini bekleyen bisikleti bulup tam yola çıkarken... KGB ensesine binmiş, yakaladıkları gibi sorgulamaya...

- Her şeyi anlatacağım ama, çok merak ettiğim bir şey var, demiş süper casus, ben ana dilim gibi Rusça konuşuyorum, Ruslar’ı çok iyi tanıyorum, Rusya’yı cebimin içi gibi biliyorum... Nasıl oldu da daha buraya ayak basar basmaz beni deşifre edip yakaladınız?

- Vallahi aslında çok da zor olmadı, demiş KGB şefi, bizim buralarda zenci Rus’a pek rastlanmaz da...
Logged

0.25psi 5hp A4
Junior CA-Tr
Cüneyt GÜVENÇ
Tiryaki Üye
*****
Offline Offline

Yaş: 26
Mesaj Sayısı: 1647


V8 Power


« Yanıtla #21 : Eylül 29, 2004, 07:42:03 ÖS »

huh  Smile  Smile  Smile  Smile  Razz  Razz
Logged

Şirinyalı - ANTALYA
Anonymous
Ziyaretçi
« Yanıtla #22 : Eylül 30, 2004, 08:26:34 ÖS »

Temel İdris İlyas tren istasyonuna gitmişler. Temel görevliye sormuş ;
Tren kaçta kalkıyor?
görevli cevap vermiş, 2 saat sonra.
Temel yanındakilere dönmüş ve uşaklar hadi bir kahve bulalım trenin saati gelene kadar oyun oynayalım demiş. doğruca kahveye gitmişler başlamışlar oyuna, oyun heycanlı geçiyor tabi. saati farkedememişler. Temel saatini bakmış ki trenin kalkmasına 5 dk var.
-ula uşaklar tren kalkıyor koşun! başlamışlar koşmaya tam istasyona varmışlar tren hareket etmiş gidiyor.  treni kaçırmışlar.
temel görevliye tekrar sormuş, bir sonraki tren nezaman diye? adam 3 saat sonra demiş.
Temel bu kez kahveye gitmeyelim demiş buralarda dolaşalım. tamam demiş yanındakiler. başlamışlar yürümeye, mağazaların vitrinlerine bakmaya.. yine unutmuşlar zamanı. Temel saatine bir bakmış trenin kalkmasına 10 dk var. yine başlamışlar koşmaya. koş babam koş. istasyona girmişler ki tren hareket etmiş gidiyor. yine kıl payı kaçırmışlar treni.
Temel tekrar sormuş; bir sonraki trenin kalkış saatini. görevli 4 saat sonra demiş. Temel ve arkadaşları bu kez tedbiri elden bırakmadan gezmeye karar vermişler. ama insanoğlu işte ders almıyor bir türlü.  yine temel saatine bakmış ki trenin kalkmasına kısa bir zaman var. başlamışlar koşmaya bu kez oldukça kararlı bir şekilde koşmuşlar. istasyona girmişler ki tren hareket etmiş gidiyor. en  önde İdris var koşmuş sondan ikinci vagona tutunmuş, İlyas son bir hamle ile son vagona tutunmuş... Temel koşmuş ama yetişememiş trene. Trenden el sallayan İdris ve İlyas ın arkasından bakarken gülmeye başlamış.
yanına gelen görevli merakla sormuş. kardeşim hem treni kaçırdın hem de gülüyorsun bu nasıl iş!
Temel; nasıl gülmeyeyim demiş. Bu arkadaşlar beni yolcu etmeye gelmişti!!


Ayrıca şunu da belirteyim ki karadeniz fıkralarını karadeniz insanının espri yeteneği ve kendini eleştirebilme özelliği nedeniyle çok severim. Zaten ben de karadenizliyim. karadenizli arkadaşlarım kızmasın.
Logged

Junior CA-Tr
Cüneyt GÜVENÇ
Tiryaki Üye
*****
Offline Offline

Yaş: 26
Mesaj Sayısı: 1647


V8 Power


« Yanıtla #23 : Ekim 01, 2004, 08:47:59 ÖÖ »

Smile  Smile  Smile  Smile  Smile  Razz  Razz  Razz  Razz  Razz  valla dünyaca tanınan bir ırk ız.hele ruslar çok iyi tanırlar... smile  smile
Logged

Şirinyalı - ANTALYA
aRIf
Arif
Fanatik Üye
****
Offline Offline

Yaş: 27
Mesaj Sayısı: 631


Yalanci Admin


WWW
« Yanıtla #24 : Ekim 01, 2004, 05:17:22 ÖS »

Temel akşam eve dönerken, yıllardır görmediği arkadaşı Dursun’a rastlamış.

- Ne o? Yüzünden düşen bin parça, Karadeniz’de gemilerin mi battı?

- Yok be arkadaşım, ufak bir sağlık sorunu...


- Hayırdır?

O kadar ısrar etmiş ki Temel, sonunda nadir bir hastalığa yakalandığını anlatmış Dursun.

- Dur be oğlum, hemen koyuverme kendini, Allah’tan umut kesilmez. Vardır elbet bir çaresi...

Varmış gerçekten de, Dursun utana sıkıla onu da söylemiş:

- Bu hastalığın tek ilacı, yeni doğurmuş bir kadının sütünü emmek! Ama hangi kadın kabul eder ki böyle birşeyi, hangi koca he der ki?

Bir saniye bile tereddüt etmemiş Temel.

- Oğlum bak, demedim mi ben sana, çıkmamış candan umut kesilmez, iyi olacak hastanın arkadaşı Temel ayağına gelirmiş, yürü bizim eve gidiyoruz.

Uzatmayalım, Temel’in karısı yeni doğurmuş, bebeğine süt veriyormuş. Dursun hayatta kabul edemem, demiş, Temel, en yakın arkadaşımın canından kıymetli mi, demiş, neticede eve varmışlar. Fadime de en küçük bir tereddüt geçirmemiş Allah razı olsun:

- Kocamın bunca yıllık arkadaşı, hayat memat meselesi, insan hayatından kıymetli mi?

Temel bu sahneye şahit olmamak için kahveye kaçmış, Fadime gömleğinin düğmelerini açıp vaziyet almış, Dursun da alı al moru mor, başlamış cok cok cok süt emmeye...

Ama insanlık hali, “tedavi” sırasında Fadime başlamış huylanmaya, yerinde kıpraşmaya... Sonunda artık dayanamamış:

- Dursun, canın başka bir şey istemiyor mu?

- Yok, sağ olasın Yenge...

Beş dakika sonra, kanı iyice kaynamış halde, bir kere daha sormuş Fadime:

- Dursuuuun, emin misin canının başka bir şey çekmediğine?

- Hayır Yenge, sağ ol!

Cok, cok, cok...

Artık iyice kudurmuş Fadime:

- Bana bak Dursun, emin misin canının bir şey istemediğine...

Dursun meme emmeyi kesip kaldırmış başını:

- Peki Yenge, madem ki çok ısrar ettin, iki tane bisküvi r